Konsinye Stok Nedir, Nasıl Yönetilir?
Yazar
Stoqla Ekibi
Yayınlanma
Okuma Süresi
Deponuzda duran her ürün size ait değildir. Konsinye çalışan işletmelerde rafta bekleyen malın bir kısmı — bazen önemli bir kısmı — hâlâ tedarikçinin mülkiyetindedir. Bu ayrımı kayıtta görmüyorsanız, hem stok değeriniz hem de borcunuz yanlış hesaplanır.
Konsinye Stok Nedir?
Konsinye stok, malın fiziksel olarak alıcıda bulunduğu ancak mülkiyetinin satış veya kullanım gerçekleşene kadar tedarikçide kaldığı çalışma modelidir. Ödeme, mal teslim alındığında değil, mal satıldığında ya da kullanıldığında doğar.
Pratikte şöyle işler: tedarikçi malı gönderir, siz depoya alırsınız, ürün satılana kadar hiçbir ödeme yapmazsınız. Satış gerçekleştiğinde mülkiyet size geçer ve aynı anda tedarikçiye borçlanırsınız.
Hangi Sektörlerde Yaygın?
Medikal ve tıbbi cihaz alanında konsinye neredeyse standarttır. Ameliyathanede hangi ölçü implantın kullanılacağı önceden bilinemediği için tedarikçi tüm ölçü setini hastaneye bırakır; yalnızca kullanılan parça faturalanır.
Toptan ve bayi ticaretinde yeni ürün girişlerinde kullanılır: bayi, satacağından emin olmadığı ürüne peşin para bağlamak istemez. Perakendede ise raf payı pazarlığının bir parçasıdır.
İki Taraf İçin de Mantığı Ne?
Alıcı açısından avantaj açıktır: işletme sermayesi bağlanmaz, stok riski tedarikçide kalır, ürün çeşidi peşin ödeme yapmadan genişletilebilir. Satıcı açısından ise mal müşterinin deposunda durduğu için rakibin ürünü yerine onunki kullanılır; raf ve kullanım önceliği satın alınmış olur.
Konsinye Stoğun Riskleri
- Görünürlük kaybı. Tedarikçi, malının nerede ve ne durumda olduğunu göremez; sayım dönemine kadar gerçek tablo belirsizdir.
- Mutabakat yükü. Kullanılan, iade edilen ve hâlâ bekleyen miktarın iki taraf arasında düzenli uzlaştırılması gerekir. Bu süreç elle yürütüldüğünde en sık anlaşmazlık kaynağıdır.
- Miat riski. Son kullanma tarihli üründe mal tedarikçinin olsa da fiziksel olarak sizdedir; SKT takibi yapılmazsa fire doğar ve kimin zararı olduğu tartışmaya açılır.
- Muhasebe karışıklığı. Konsinye mal işletmenin bilanço stoğuna dahil edilmemelidir. Kayıtta ayrılmazsa stok değeri olduğundan yüksek görünür.
Konsinye Stok Kaydı Nasıl Tutulmalı?
Temel kural şudur: konsinye mal, sahipli stoktan ayrı izlenmelidir. Aynı ürünün hem kendi malınız hem konsinye partisi varsa, bunlar tek bir miktar altında toplanmamalıdır.
Uygulamada işe yarayan yöntem, konsinye malı ayrı bir depo veya lokasyon olarak tanımlamaktır. Böylece fiziksel olarak aynı binada dursa bile kayıtta ayrışır, raporda "bu kadarı bizim, bu kadarı tedarikçinin" ayrımı net görünür. Lokasyon bazlı stok yönetimi tam olarak bu ayrımı mümkün kılar.
İkinci kural: her konsinye hareketi lot numarasıyla kaydedilmelidir. Mutabakat anında "hangi partiden kaç adet kullanıldı" sorusunun tek doğru cevabı lot kaydıdır. Medikal tarafta bu zaten UTS süreçleriyle de örtüşür.
Üçüncüsü: kullanım anı, satış anıdır. Ürün kullanıldığında stoktan düşmeli, aynı anda tedarikçi carisine borç yazılmalıdır. Bu iki kaydın ayrı sistemlerde tutulması, konsinyede en sık görülen tutarsızlık kaynağıdır — stok ve cari hesabın aynı sistemde olmasının önemi burada ortaya çıkar.
Mutabakatı Kolaylaştıran Alışkanlıklar
- Mutabakat dönemini sözleşmede netleştirin (aylık yaygındır) ve o güne sadık kalın.
- Her dönem sonunda konsinye lokasyonun sayımını yapın; fark raporunu tedarikçiyle paylaşın.
- İade edilen malı da bir hareket olarak kaydedin; "geri gönderdik" sözlü bilgisi mutabakatta geçerli olmaz.
- Kullanım kaydını işlem geçmişiyle destekleyin; hangi kullanıcının ne zaman düştüğü belli olsun.
Sonuç
Konsinye, doğru kurulduğunda iki tarafa da nakit avantajı sağlayan sağlam bir modeldir. Sorun modelde değil, kaydın tutulma biçimindedir: konsinye mal sahipli stokla karışırsa hem bilanço hem mutabakat bozulur. Ayrı lokasyon, lot bazlı kayıt ve cari hesapla bağlı kullanım hareketi — bu üçü kurulduğunda konsinye yönetilebilir hale gelir.